Güncellendi:
“Perfect Days — Mükemmel Günler”i izledikten sonra filmi bir kenara bırakıp hayatın kendisine dönmek zor. Bende bıraktığ
“Perfect Days — Mükemmel Günler”i izledikten sonra filmi bir kenara bırakıp hayatın kendisine dönmek zor. Bende bıraktığı hissi tarif etmeye çalışmadan önce, film üzerine yazılmış birkaç yoruma göz attım. Karşıma Ezgi Küşüm’ün yazısı çıktı; o kadar güzel ve incelikle yazmış ki benim söylemek istediklerimin çoğunu toplamış. Ama yine de filmden aldığım duyguyu kendi dilimle paylaşmadan geçmek istemedim.
Filmi izlerken beni en çok çarpan şeylerden biri rüya sahneleriydi. Uzun zamandır bu kadar “doğru” bir rüya tasviri görmemiştim. Ne aşırı soyut, ne de gerçekliğin aynısı… Tam rüyaya özgü o belirsiz, hafif buğulu, ama bir o kadar da tanıdık hava. Sanki zihnin içindeki koridora kısa bir pencere açıyordu.

Hirayama’nın Dünyasında Bir Gün
Hirayama’nın hâletiruhiyesinde insanı çeken bir şey var. Film boyunca rutinlerine sıkı sıkıya bağlı bir adam izliyoruz:
Aynı saatte uyanıyor, kasetlerini itinayla seçiyor, işine gidiyor, ağaçların fotoğrafını çekiyor. Bu tekrar eden döngü ilk bakışta sıkıcı gibi görünebilir ama film tam tersini hissettiriyor. Huzurun da tekrarın içinde mümkün olabileceğini.
Onu izlerken şöyle düşündüm:Belki de gerçek dinginlik hayatın karmaşasında büyük cevapları aramakta değil; küçük ama özenli ritüellerde saklı. Kısacası analog yaşamak, fazlalıklardan kurtulmak diye yorumladım.
Hirayama’nın kitaplara düşkünlüğü, müzikte seçici oluşu, kaset çalarındaki küçük tıkırtıya kadar önemsemesi… Bunların hepsi bir insanın kendisine açtığı küçük sığınaklar gibi. Bir nevi iç mimarlık aslında: iç dünyasını düzenli tutan köşe bucaklar.
“Perfect Days”, büyük olayların peşinde koşmayan bir film. Hatta neredeyse hiçbir “olay” yok gibi. Ama tam da bu nedenle güçlü. İnsan hayatının büyük kısmı heyecanlardan değil, sıradan anlardan oluşuyor. Film de bu anların ne kadar kıymetli olabileceğini hatırlatıyor.
Bir ağacın gölgesinde durmak. Bir kasetin çalışırken çıkardığı tıkırtıyı dinlemek. Günün sonunda eve dönerken aynı sokaktan geçmek.
Bu küçük anlar biriktiğinde bir yaşamın ritmini belirliyor aslında.

Eğer içeriğimi beğendiyseniz ve daha fazlasını okumak isterseniz, web sitemi ziyaret etmeyi unutmayın: https://www.umutgulacti.com/
Sosyal medya hesaplarımı takip ederek güncel paylaşımlardan haberdar olabilirsiniz:
Twitter: https://x.com/umutgulacti369
Medium: https://medium.com/@umutgulactiofficial
Instagram: https://www.instagram.com/umutgulactiofficial/
TikTok: https://www.tiktok.com/@umutgulactiofficial
Pinterest: https://tr.pinterest.com/umutgulacti/
Substack: https://umutgulacti.substack.com/
Destekleriniz için çok değerli, teşekkür ederim!
Destek olmak için bana bir kahve ısmarlayabilirsiniz :) ve E-Posta Bültenime de üye olabilirsiniz…







