İçeriğe atla
Anasayfa Duygusal Zeka: Bir Şey Söylemek Değil, Bir Şey Yapmamaktır

Duygusal Zeka: Bir Şey Söylemek Değil, Bir Şey Yapmamaktır

Blog · · Umut Gülaçtı

Güncellendi:

Geçen hafta trafikteydim. Önümdeki araba aniden frene bastı, refleksle ben de bastım. Arkadaki sürücü korna çaldı, el ko

Geçen hafta trafikteydim. Önümdeki araba aniden frene bastı, refleksle ben de bastım. Arkadaki sürücü korna çaldı, el kol hareketleri yapıyor, camı açıp bağırmaya başladı.

O an içimden ne geçti biliyor musunuz? Camı indirip aynı şekilde bağırmak. Hatta birkaç yaratıcı cümle de geçti zihnimden (hepimizin vardır o repertuvar 🙃).

Ama sonra bir saniye durdum. Derin nefes aldım.

“Bir şey diyeceğim de ne olacak? Adam sakinleşecek mi, ben mutlu mu olacağım?” dedim. Yapmadım. Yoluma devam ettim.

İşte duygusal zeka tam da o an ortaya çıkıyor: Söylediklerimizde değil, söylemediklerimizde.

Duygusal Zeka: Bir Şey Söylemek Değil, Bir Şey Yapmamaktır

“Tepki Vermek mi, Alanı Tutmak mı?”

Bazen duygusal zekayı “doğru kelimeleri bilmek” gibi düşünüyoruz. Oysa mesele bu değil. Asıl mesele, tetiklendiğimizde nasıl davrandığımız.

  • Bağırmak yerine sakin kalabilmek.
  • Savunmaya geçmek yerine dinleyebilmek.
  • O öfkeli mesajı yazıp göndermemek.
  • Kurban rolüne sığınmak yerine sorumluluk almak.

Bir sahneyi hatırlayın: The Godfather. Michael Corleone masada herkes bağırırken sigarasını içip sessizliğini korur. Otoriteyi kelimeleriyle değil, davranışıyla kurar. Duygusal zekanın gücü tam olarak bu: sessizlikte saklı.

Duygusal Zeka: Bir Şey Söylemek Değil, Bir Şey Yapmamaktır

Günlük Hayatta Duygusal Zeka

Bunu aslında hepimiz yaşıyoruz:

  • Metroda biri omzunuza çarptığında içinizden fırlayan öfke…
  • WhatsApp’ta o kışkırtıcı mesajı görüp parmakların otomatik olarak yazmaya gitmesi…
  • Arkadaşınız size sitem ettiğinde “ama sen de…” diye hemen savunmaya geçme isteği…

İşte bütün bu küçük anlar, duygusal zekanın gerçek sahnesi. Çünkü herkes sakin bir kafede kahvesini yudumlarken bilge görünebilir. Asıl mesele, kalbin çarptığı, damarların zonkladığı o anlarda nasıl davrandığımızdır.


Bugün hepimiz bilgiye erişim şampiyonuyuz. Google’da “öfke kontrolü” yaz, binlerce sonuç çıkar. Videolar, podcast’ler, kitap özetleri…

Ama mesele şu: O bilgiyi uygulayabildiğin an sayılıdır. Ve çoğu zaman o anlar, kitap okuyacak halde değilken gelir. Tamamen içgüdüsel, refleksif anlarda. İşte orada devreye pratik girer.

Duygusal zeka, tanımların değil, davranışın ürünüdür.

Çoğu insan duygusal zekayı karizma ya da insanları etkileme becerisiyle karıştırıyor. Oysa özünde çok daha basit ve daha zor bir şey: kendini yönetmek.

  • Mükemmel kelimeleri seçmek değil, kelimeyi seçmemek.
  • En sert yanıtı verebilmek değil, yanıt vermemek.
  • Herkesin haklı çıkmaya çalıştığı bir ortamda bir adım geri çekilebilmek.

Marcus Aurelius’un dediği gibi: ‘’Eğer bir dış etken seni üzerse, duyduğun acı o şeyin kendisinden değil senin ona verdiğin değerden geliyordur… Onu da her an ortadan kaldırma gücün vardır.’’


Duygusal zeka, “doğru şeyi söylemek” değil. Çoğu zaman hiçbir şey söylememek, sadece o anı taşımak.

Trafikte korna çalan adam, WhatsApp’taki kışkırtıcı mesaj, sevgilinin aniden patlayan cümlesi… Asıl test buralarda.

Çünkü herkes sakin bir odada bilge görünebilir. Ama asıl bilgelik, işler duygusallaştığında susabilmek, nefes alabilmek, alanı koruyabilmektir.

Ve güzeli şu: Her denemede bir saniye daha fazla sakin kalabilirsek, aslında dönüşüm çoktan başlamış demektir.


Eğer içeriğimi beğendiyseniz ve daha fazlasını okumak isterseniz, web sitemi ziyaret etmeyi unutmayın: https://www.umutgulacti.com/

Sosyal medya hesaplarımı takip ederek güncel paylaşımlardan haberdar olabilirsiniz:

Twitter: https://x.com/umutgulacti369

Medium: https://medium.com/@umutgulactiofficial

Instagram: https://www.instagram.com/umutgulactiofficial/

TikTok: https://www.tiktok.com/@umutgulactiofficial

Pinterest: https://tr.pinterest.com/umutgulacti/

Substack: https://umutgulacti.substack.com/

Destekleriniz için çok değerli, teşekkür ederim!

Destek olmak için bana bir kahve ısmarlayabilirsiniz :) ve E-Posta Bültenime de üye olabilirsiniz…