---
title: Dışlandığın Yerden Seçiliyorsun
description: Bazen kendimi öyle anların içinde buluyorum ki… Sanki hayat önümden geçmiş, bütün şanslar birilerine dağıtılmış ve ben g
url: https://umutgulacti.com/blog/dislandigin-yerden-seciliyorsun
type: article
image: https://umutgulacti.com/Upload/blog/2025/06/J2uzTxHjWRC-qu8I-QXEWA.jpeg
date: 2025-06-28
modified: 2026-09-05
author: Umut Gülaçtı
category: Yazılar
lang: tr-TR
---

# Dışlandığın Yerden Seçiliyorsun

![Dışlandığın Yerden Seçiliyorsun](https://umutgulacti.com/Upload/blog/2025/06/J2uzTxHjWRC-qu8I-QXEWA.jpeg)

> Bazen kendimi öyle anların içinde buluyorum ki… Sanki hayat önümden geçmiş, bütün şanslar birilerine dağıtılmış ve ben g

Bazen kendimi öyle anların içinde buluyorum ki…
Sanki hayat önümden geçmiş, bütün şanslar birilerine dağıtılmış ve ben geriye kalan boş sandalyeye oturmuşum gibi hissediyorum. Ne yaparsam yapayım, ne kadar çabalarsam çabalayayım, o yarışa tekrar katılmaya hakkım yokmuş gibi. Hani herkesin yolunda gittiği, planlarının tıkır tıkır işlediği, hep doğru kararları verdiği bir düzen var ya(Belki de başkasının bahçesinin yeşili bize daha yeşil geliyor!)… İşte ben o düzene birkaç yanlış kararla veda ettiğimi düşünüyorum bazen.

Sonra bir yerde bir cümle çıkıyor karşıma.
“Bazen seni dışlanmış hissettiren, yolundan alıkoyduğunu düşündüğün şey, aslında seni bambaşka bir yere çağıran sebepmiş.”
Ve kalakalıyorum.

 

Çünkü belki de hepimizin kafasında şöyle bir algı var; bir şeyleri berbat ettiysek, hata yaptıysak, düşüp kalktıysak, yanıldık, kandık, inandık, yanlış yola saptıysak… işte biz orada diskalifiye olduk. Artık bizden olmaz. Şansımızı kaybettik. Daha iyisini hak etmiyoruz. Ya da en azından öyle hissediyoruz. Kim bilir, belki de küçükken öğrendiğimiz şeylerden biri bu. Hata yapan dışlanır, yanılan geride kalır, zayıf olan kaybeder.

Ama işte öyle olmuyor.
Öğrendim ki…
Hayat ne kadar darmadağın olursa olsun, ne kadar hatanın, kırığın, pişmanlığın içinden geçersen geç, bir şekilde en çok o yaşadıkların seni başka bir yere taşıyor. Belki sen o an anlamıyorsun, belki bir süre kendinden bile utanıyorsun. “Ben ne yapmışım böyle?” diye gecelerce düşündüğün oluyor. Ama işte tam da orada başlıyor gerçek hikâye.

Çünkü bütün o parçalanmışlıklar, kırgınlıklar, hata sandığın seçimler, aslında sana insan olmayı öğretiyor. Sana başkalarının gözünde güçlü değilken de değerli olduğunu anlatıyor. Başkalarının yoluna benzeyen bir hayat yaşamak zorunda olmadığını, senin yolunun zaten sana özel çizildiğini fısıldıyor. Ve bazen işte, en berbat anların seni hayata en çok bağlayan, seni sana en çok yaklaştıran anlar oluyor.

Ben artık biliyorum ki, beni “oyun dışı” bıraktığını düşündüğüm her şey, aslında daha iyi görebilmem içinmiş. Düşünebiliyor musun, sen hayatın seni dışladığını sanırken, o seni yanına çağırıyor. “Bak, sana başka bir yol var” diyor. Ama biz bazen göremiyoruz. Çünkü alıştığımız o kalabalık yolun dışına çıkmak, korkutuyor insanı. Daha önce gitmediğin bir yoldan yürümek, kimseyle yarışmadan, sadece kendi hikâyeni yaşayarak ilerlemek… cesaret istiyor.

Belki de bu yüzden bazen oyundan çıkmak iyidir. O yarış zaten sana göre değilmiş. Sen başkalarının koşusuna çıkmışsın, kendi yoluna değil. Ve evet, bazı insanlar kendi yoluna yanlış seçimlerle düşer. Ama yanlış sandığın şey, seni asıl doğruya götürür. Bunu bir yerlerde okumuştum; “Kırıldığın yerden ışık sızar” diye. Çok severim o cümleyi. Çünkü doğru. En çok tökezlediğim, en kaybolduğum anlarda kendimi buldum.

Ve şimdi diyorum ki;
Sen de benim gibi kendini bazen yarış dışı kalmış hissediyorsan, inan bana, işte tam o noktada sen aslında seçilmişsin. Evet, doğru duydun. Sen seçilmişsin. Çünkü bu dünyada herkes aynı düz yolda yürüyemez. Bazılarına başka yollar çizilir. Seninki belki daha dikenlidir, daha sessizdir, daha yalnızdır belki. Ama o yol senin. Ve o yolun sonu, sandığından daha güzel bir yere çıkıyor.

O yüzden eğer şu an içinde “Ben bittim” dediğin bir şey varsa… ya da “Benden olmaz artık” diye oturup köşene çekilmişsen… dur ve şöyle düşün:
  Ya bütün bu yaşadıkların aslında sana ayrılmış özel bir yolun habercisiyse? 

 Ya tam da bu yüzden seni başka bir yere çağırıyorsa? 

Kim bilir…

Belki de senin asıl hikâyen, herkesin seni bitirdi sandığı o yerde başlıyordur.

Ben de hâlâ yolun başındayım. Hâlâ düşüp kalkıyorum. Hâlâ bazı sabahlar “Bugün ne yapıyorum ben ya?” dediğim oluyor. Ama artık biliyorum ki, en karanlık gün bile seni bambaşka bir ışığa taşıyabilir. Sadece biraz cesaret, biraz da kendine inanç gerek. Ve evet, ne zaman pes edecek gibi olsam o cümle geliyor aklıma:
 Bazen dışarıda kaldığını sandığın şey, senin için açılan en doğru kapı olabilir. 

Sen de bugün kendine bunu bir hatırlatsana.
Bak bakalım…
Seni “olmaz” sandığın neler, belki de “tam da bu yüzden olur” olacak.

Hadi gel, biraz inanalım. Hem ne kaybederiz ki?

 

Eğer içeriğimi beğendiyseniz ve daha fazlasını okumak isterseniz, web sitemi ziyaret etmeyi unutmayın: https://www.umutgulacti.com/ 

Sosyal medya hesaplarımı takip ederek güncel paylaşımlardan haberdar olabilirsiniz:

Twitter: https://x.com/umutgulacti369 

Medium: https://medium.com/@umutgulactiofficial 

Instagram: https://www.instagram.com/umutgulactiofficial/ 

TikTok: https://www.tiktok.com/@umutgulactiofficial 

Pinterest: https://tr.pinterest.com/umutgulacti/ 

Destekleriniz benim için çok değerli, teşekkür ederim!

Destek olmak için bana bir kahve ısmarlayabilirsiniz :) ve E-Posta Bültenime de üye olabilirsiniz…

