---
title: "Aralık 4: Kıtlık Bilinci"
description: Bizim coğrafyanın(bence bir çok coğrafyada var o ayrı) genetiğine işlenmiş garip bir yazılım hatası şu “kıtlık bilinci”.
url: https://umutgulacti.com/blog/aralik-4-kitlik-bilinci
type: article
image: https://umutgulacti.com/Upload/blog/2025/12/U42b7am_0AniCUw7EYNWFA.jpeg
date: 2025-12-04
modified: 2026-09-05
author: Umut Gülaçtı
category: Yazılar
lang: tr-TR
---

# Aralık 4: Kıtlık Bilinci

![Beppe Giocobbe | adolescents | LL030](https://umutgulacti.com/Upload/blog/2025/12/U42b7am_0AniCUw7EYNWFA.jpeg)

> Bizim coğrafyanın(bence bir çok coğrafyada var o ayrı) genetiğine işlenmiş garip bir yazılım hatası şu “kıtlık bilinci”.

Bizim coğrafyanın(bence bir çok coğrafyada var o ayrı) genetiğine işlenmiş garip bir yazılım hatası şu “kıtlık bilinci”. Savaş görmüş dedelerin, yokluk çekmiş ninelerin torunlarıyız nihayetinde. DNA’mızda “Atma, lazım olur!” komutu fabrika ayarı olarak, default yüklü geliyor. Üstüne bir de ailede benzer durumlar yaşanınca, o ayar “silinemez sistem dosyası” gibi kalıyor bünyede.

Üye değilseniz bu linkten ücretsiz okuyabilirsiniz.

 Bir önceki yazıda burada. 

 Beppe Giocobbe | adolescents | LL030 

Hani dedim ya; yıllarca o “İsimsiz Ağırlıklar Müzesi”nin deposunda neler saklamışım meğer… Sadece duyguları değil; uçları soyulmuş eski şarj kablolarını, “belki bir gün zayıflarım” diye bekleyen o dar pantolonları ve daha nicesini…

Meğer o kıtlık bilinci, bünyeme en çok ağırlık yapan taşlardan biriymiş. Temeli de ta eskilere, aile yadigarı korkulara dayanıyormuş. Fark ettim, anladım ve düzelttim. (Yani büyük oranda düzelttim diyelim, halen çalışıyorum üzerinde.)

Bu konuyu anlatması uzun ve meşakkatli ama özü şu: İçimdeki o çocuk, elindekini kaybederse yenisinin gelmeyeceğini sanıyordu. O yüzden sevgiyi de gramla veriyordu, parayı da, neşeyi de. Şımartılmamış çocuklardan biriydim belki de. Fazlasını geçtim, olması gerekenin bile “idareli” verildiği bir iklim…

Sanki evrenin bir kotası varmış da, kahkaha atarsam hakkım dolacakmış gibi bir tedirginlik hissi ile yaşamışım yıllarca. “Çok gülmeyelim, başımıza bir iş gelir” atasözüyle büyüyen bir neslin ferdi olarak, mutluluğu bile “azar azar” kullanmaya çalışmışım, yeni fark ediyorum.

Düşünün ki; doğum günü kutlamaya bile utanan, sıkılan bir adam… Sürprizleri sevinç değil, “tehdit” ya da “borçlanma” olarak algılayan bir zihin… Hepsinin temelinde o tohumunu ailenin attığı, toplumun suladığı “Kıtlık Bilinci” yatıyor.

Bunun üzerine çok çalıştım. Bayağı mesai harcadım. Terapiler, kitaplar, meditasyonlar… O “bla bla” dediğimiz teknik kısımlara girip sizi baymayayım ama şunu anladım:

Kıtlık bilinci, çoğunlukla maddeyle ilgili değilmiş. Yoğun duygusal ihtiyaçların giderilmediğinde, görülmediğinde, varlığının bir anlamı olmadığını hissettiğinde; bünye “kıtlıktayız, elindekini sakla” moduna geçiyor.

Duyguda bile kıtlık yaşıyorsun; doğru, saf, güzel bir duygu ile karşılaşınca nasıl karşılık vereceğini bile şaşırıyorsun. O kadar sert bir şey bu. “Bunu hak ediyor muyum?” sorgusu başlıyor.

Ama ne zaman ki o duyguda cimrilik yapmayı bıraktım, hayat bana cömert davranmaya başladı. “Ya biterse?” diye korkmayı bıraktım, “Biterse yenisi gelir, daha güzeli gelir, ben buradayım” demeyi öğrendim.

Rahatlık batar mı bilmiyorum ama, şu “bolluk” hissi; inanın bana o eski, tıklım tıklım dolu ama tozlu depolardan çok daha ferah.

Gelen gelsin, giden gitsin. Kapı açık.

 

Eğer içeriğimi beğendiyseniz ve daha fazlasını okumak isterseniz, web sitemi ziyaret etmeyi unutmayın: https://www.umutgulacti.com/ 

Sosyal medya hesaplarımı takip ederek güncel paylaşımlardan haberdar olabilirsiniz:

Twitter: https://x.com/umutgulacti369 

Medium: https://medium.com/@umutgulactiofficial 

Instagram: https://www.instagram.com/umutgulactiofficial/ 

TikTok: https://www.tiktok.com/@umutgulactiofficial 

Pinterest: https://tr.pinterest.com/umutgulacti/ 

Substack: https://umutgulacti.substack.com/ 

Destekleriniz için çok değerli, teşekkür ederim!

Destek olmak için bana bir kahve ısmarlayabilirsiniz :) ve E-Posta Bültenime de üye olabilirsiniz…

