---
title: "Aralık 20–21: Düğümleri İçeriden Çözmek"
description: Bazen hayatın üzerimize geldiğini, sorunların dışarıdan kaynaklandığını sanıyoruz. Oysa fark etmemiz gereken sert ama öz
url: https://umutgulacti.com/blog/aralik-2021-dugumleri-iceriden-cozmek
type: article
image: https://umutgulacti.com/Upload/blog/2025/12/hdC_5-kJ82KJ4GSFrwmJ6Q.jpeg
date: 2025-12-20
modified: 2026-09-05
author: Umut Gülaçtı
category: Yazılar
lang: tr-TR
---

# Aralık 20–21: Düğümleri İçeriden Çözmek

![By Pinterest](https://umutgulacti.com/Upload/blog/2025/12/hdC_5-kJ82KJ4GSFrwmJ6Q.jpeg)

> Bazen hayatın üzerimize geldiğini, sorunların dışarıdan kaynaklandığını sanıyoruz. Oysa fark etmemiz gereken sert ama öz

Bazen hayatın üzerimize geldiğini, sorunların dışarıdan kaynaklandığını sanıyoruz. Oysa fark etmemiz gereken sert ama özgürleştirici bir gerçek var: Yaşadığımız kaosun büyük kısmı, olayların kendisinden değil, bizim onlarla kurduğumuz ilişkiden doğuyor.

 By Pinterest 

Hayatımızdaki o kördüğümlerin çözümü dışarıda değil, şu üç temel ayağı nasıl yönettiğimde gizli diye düşünüyorum:

 Üye değilseniz bu linkten ücretsiz okuyabilirsiniz. 
 Aralık 19:Çocuksu Aldanışlar 
 “En feci şey insanın artık aldanmayacağı yere gelmesidir. İşte ilk ölümümüz, orada başlıyor” diyor şair… medium.com 

 
 “Zihne Ekilen Tohumlar” yani “Düşünce Yapısı” 
 

Zihin, ne ekersen onu büyüten bereketli ama tarafsız bir toprak gibi. Ben oraya sürekli korku, yetersizlik ve “yapamam” tohumları ekersem, hasat zamanı geldiğinde önümde koca bir çaresizlik ormanı buluyorum. Dar düşünceler beni sıkıştırıyor. Oysa oraya bir ihtimal, bir inanç kırıntısı ekmek… İşte o zaman, hiç ummadığım kapıların anahtarını kendi cebimde buluyorum.

 Düşünce, kaderin ilk taslağı… 

 2. “Görünmez Yükler” yani “Hissetme Şekli” 

Hislerimi hep bir sonuç sanırdım, oysa onlar her an yanımda taşıdığım yakıtımmış. Öfke ve kaygı içinde debelenmek, arabanın el freni çekikken gaza basmaya benziyor; çok ses çıkıyor, çok yoruluyorum ama bir milim ilerleyemiyorum. Şükrü, sevgiyi ve o dingin huzuru içimde demlediğimde ise dünya değişmiyor belki ama benim dünyayı görüşüm yumuşuyor.

 Dünya, benim ona baktığım gözlerin rengine bürünüyor. 

 3. “Olayla Aramdaki Mesafe” yani “Tepki Verme Şekli” 

Her şeyi kontrol edemem; yağmuru durduramam, başkasının kabalığını engelleyemem. Ama şemsiyemi açıp açmayacağımı ya da o kabalığı üzerime alıp almayacağımı ben seçerim. Bilinçsizce verdiğim her ani tepki, beni olayların rüzgarında savrulan bir yaprağa çeviriyor. Ama durup, nefes alıp, “Buna nasıl cevap vermek istiyorum?” dediğim o kısacık “bilinçli duraklama” anı… İşte gücümü geri kazandığım yer orası.

 Zorlukları birer krize değil, karakterimi yonttuğum bir fırsata dönüştürmek benim elimde. 

Özetle; net bir zihin, temiz bir duygu durumu ve bilinçli bir duruş…

Bu dengeyi kurduğumda, dışarıdaki fırtına dinmese bile, içerideki deniz duruluyor. Ve insan ancak içerisi netleştiğinde, dışarıyı olduğu gibi daha az korkutucu ve daha yönetilebilir, görebiliyor.

 Umarım bu bilincim uzun süre hayatımda olur ve sürdürülebilir olur. 

 

Eğer içeriğimi beğendiyseniz ve daha fazlasını okumak isterseniz, web sitemi ziyaret etmeyi unutmayın: https://www.umutgulacti.com/ 

Sosyal medya hesaplarımı takip ederek güncel paylaşımlardan haberdar olabilirsiniz:

Twitter: https://x.com/umutgulacti369 

Medium: https://medium.com/@umutgulactiofficial 

Instagram: https://www.instagram.com/umutgulactiofficial/ 

TikTok: https://www.tiktok.com/@umutgulactiofficial 

Pinterest: https://tr.pinterest.com/umutgulacti/ 

Substack: https://umutgulacti.substack.com/ 

Destekleriniz için çok değerli, teşekkür ederim!

Destek olmak için bana bir kahve ısmarlayabilirsiniz :) ve E-Posta Bültenime de üye olabilirsiniz…

